2005/11/23

Eminönü-Karaköy; Ufak Bir Gezi

Mısır Çarşısı
Bir süredir Eminönü ve Karaköy'de Burcu ile yaptığım küçük geziden bahsediyorum. Murat Çeker ile tanışmama, güzel turta kalıpları almama vesile olan güzel geziden...
O gün, Burcu beni önce Karaköy Lokantası'na götürdü. Orada çok lezzetli bir yemek yedik ve sohbet ettik. Yemekler çok güzeldi ama ne yazık ki fotoğraf çekemedim çünkü oturduğumuz yer çok karanlıktı. Hafta içi öğle arasında oldukça kalabalık olan Karaköy Lokantasına hafta sonu Mert'le gittiğimizde lokantanın çok sakin olduğunu gördük.
Mısır Çarşısı
Lokantadan sonra Burcu ile Mısır Çarşısı'nda gezdik. Mısır Çarşısını gezenler bilir, her şey aslında turistler için. Baharatları koklayarak, inceleyerek gezdikten sonra ikimizde 2 buçuk YTL'ye birer vanilya çubuğu aldık. Vanilya ile bir tatlı yaptığımda onun da fotoğrafını çekeceğim.
Mısır Çarşısı'ndan çıkınca mutfak eşyalarının satıldığı sokağı sorarak bulduk ve oradaki bütün dükkanlara girdik. Sokak rengarenk, kalabalık ve gürültülüydü ama nedense İstanbul'un bu karmaşasında kendimi hiç rahatsız hissetmedim. Dükkanlarda pasta süsleme malzemeleri, çeşit çeşit kalıplar, ölçü aletleri, boyalar, kesme ve çırpma aletleri, Arjantin drajeleri (Bunlardan aldık, yakında kullanırım bir yerlerde), mumlar, renkli kese kağıdından poşetler, boncuklar ve daha bir sürü şey vardı.
Baharatlar ve Mutfak Malzemeleri
Burcu, Doruk ve Bulut'un yaş günleri için malzemeler aldı. Benim yazım da arkadaşım Doruk'un doğum gününe denk geldi. Dün de Bulut'un yaş günüydü. Her ikisine de mutlu, sağlıklı, neşeli yıllar diliyorum. Nice uzun, güzel senelere. :)
Eminönü'ne gitmeden önce kendinize yakın alışveriş merkezlerinde fiyat araştırması yapmanız sizin için iyi olacaktır çünkü bazı kalıplar marketlerde daha ucuz. Ama tabii diğer yerlerde bulamayacağınız bir çok şey var burada. Mutfak malzemeleri için bir cennet burası.
Mutfak Malzemeleri
Mutfak ıvır zıvırlarını aldıktan sonra, sokakta ilerlerken burnumuz kahvenin muhteşem kokusunu aldı ve ayaklarımız yerden kesildi. Kokuyu takip edip Kurukahveci Mehmet Efendi'nin dükkanına ulaştık. İlk gördüğüm anda canım fotoğraf çekmek istedi. Hikayenin geri kalanını biliyorsunuz zaten; kafamı pencereden içeri sokup fotoğraf çekmeye çalışmam, sert Etiyopya kahvesinden almamız, kahve kokusunu içimize çekmemiz ve kahve kokusuyla sarhoş olmamız. Oradan ayrılıp Galata Köprüsü'ne yürüdük. Köprünün altı Burcu'nun da bahsettiği gibi güzelleşmiş. Yeni yerler açılmış. Tabii ben eski halini çok iyi bilmiyorum. Köprünün üstünde balıkçılar her zamanki gibi denizdeki balıkları kovalara doldurmakla meşguldü. Deniz o gün çok cömertti; tüm kovalar dolmuştu.
Güleryüzlü Burcu ile köprüyü geçince ayrıldık ve ben vapura bindim. Vapurda dışarıda bir yere oturdum ve etrafı izlemeye başladım, soğuk burnumu dondurdu. Sanırım İstanbul'a alışıyorum...
Eminönü

Bu yazıya ilişkin yorumlar (11)

Blogger Burcu şöyle demiş...(11/23/2005 01:32:00 PM 
Daha ne keyifler var İstanbul'da. Ben sana hepsini gezdireceğim, sen de bir daha buradan ayrılmak istemeyeceksin:) O gün gerçekten çok keyifliydi, güzel arkadaşlığın için teşekkür ederim.

Blogger Burcu şöyle demiş...(11/23/2005 01:34:00 PM 
Bu arada fotoğraflarda bütün cümbüşü, cıvıl cıvıllığıyla yansıtmışsın gezdiğimiz yerleri, ellerine, gözüne sağlık.

Blogger Tomek şöyle demiş...(11/23/2005 03:17:00 PM 
Burcu'yu tanımıyorum, ama kendisine teşekkür etmek istiyorum, çok önemli bir hayır işine imza atmış: Başak nezdinde, değerli Dermangiller ailesine İstanbul'u sevdirme projesi olarak özetleyebiliriz bu hayır işini :)
İstanbul'a bu aileyi madden kazandırmış durumdayız, ancak bir de manen kazandırmak gibi esaslı bir halkla ilişkiler görevi duruyor önümüzde. Burcu, benim sözde bıraktığım bu zorlu faaliyeti, icraata dökerek üstlenmiş gözüküyor, umarım, arkası gelir.
Fotoğraflar, sözünü ettiğin renk cümbüşünü çok güzel yansıtmış, yazının her satırından da gene keyif damlıyor, eline sağlık Başak :)

Blogger ycurl şöyle demiş...(11/23/2005 08:25:00 PM 
Burcu hakli bir suru keyifli yerler bulacaksin Istanbul'da. Sanirim bir yazarin yazisinda okumustum en guzel duygunun Ankara'dan Istanbul'a donus olduguna dair. Hos sen universiteyi Ankara'da okudugun icin bagin daha kuvvetlidir muhtemelen. Istanbul'un Eminonu-Karakoy,beyoglu-taksim, halic-fener-balat, asiyan-bebek-arnavutkoy, rumeli feneri, anadolu feneri ve su anda aklima gelmeyen bir suru keyifli semti vardir. Tabii oralari dostlarla gezmenin keyfi de farkli. Bir sure sonra Istanbul tutku gibi oluyor. Acikcasi uzakta olunca istanbul bitmek bilmeyen kosusturmasini cok ozlemesem de vapura binip elimde simitle Bogaz kiyisinda oturmayi ozluyorum. O yuzden keyifli gezilerinize sadece bu resimlere bakarak yetinmek zorundayim. Bunlari hatirlattigin icin tesekkur ederim :)

Blogger Basak şöyle demiş...(11/24/2005 12:06:00 AM 
Burcu, asıl ben teşekkür ederim. :) Çok eğlendim ve mutlu oldum. :D

Tomek, fotoğraflar ve yazılar hakkında söylediklerin için sağol. Bu proje ne zaman başladı, projeye kimler dahil bilmiyorum ama İstanbul'dan sıkılma durumu ortadan kalktı. Ama şimdi ki düşüncem şu; orası burası veya başka bir yer; artık hiç farketmiyor. Hayalimdeki yer olamadıktan sonra ne farkeder. Bari olduğum yere alışayım. Bu arada bir de bizim baklagillerimiz var Tomek, bir el atarsanız onlara da...

Ycurl, sanırım sen de projedensin. :)
Sık sık gelip siteyi takip ettiğinin farkındayım, çok teşekkür ederim, sağol.

Blogger yEşiL şöyle demiş...(11/24/2005 12:32:00 AM 
Nefis.. Tahtakale'deki benim 4 yil önce gittigim mutfak gerecleri satan yer sizin gittiginiz yer ile ayni yer sanirim. Bende 2 hafta sonra sevdigim sehirde - Ist'dayim :) Listemdeki yerlerden birisi bu dükkan. Eminönü'de ufak bir sehir turu yapip ve daha sonra Zindan'da hava kararinca o güzel manzara esliginde dostlarla aksam yemegi yemek ve o günün anilarini paylasmak.. Oraya gidince senin/sizin kulaklarini/zi da bolca cinlatirim :)

Blogger ycurl şöyle demiş...(11/24/2005 12:35:00 AM 
Basak,
Ben Istanbul'da okurken pek cok Istanbullu arkadasima gore daha cok yer biliyordum. Isin ilginc yani keyifli yerler hic bitmiyor ki. Istanbul'un karmasasi, trafigi cekilmez ama o kacis yerleri olmasa ve senin fotograflarinda detaylari yakalaman Istanbul'u daha cok sevmene sebep olacaktir. Ben 16 yil Eskisehir'de dogdum, buyudum ve yasadim ama Istanbul bence dunyanin -az cok gordugum sehirler icerisinde- en guzel sehiri benim gonlumde. Bu arada Fener-Balat gezisi yapmanizi da tavsiye ederim. Patrikhaneyi gezebilme sansin var ve tepede terkedilmis bir rum lisesi var. Bir de orada ben hayatimda yedigim en guzel hamsi tavayi yemistim ama lokantanin adini hatirlamiyorum. Esnaf lokantasi idi ve bizi turist sanan semtin muhtari tarzinda bir amca tavsiye etmisti. Hmmm aklima geldikce yazarim ya ben de orada olsam da tekrar Istanbul'u kesfetsem hic yilmadan ;) Pardon biraz uzun yazdim ama Istanbul anlatilmaz yasanir :))

Anonymous YK şöyle demiş...(11/24/2005 01:44:00 AM 
bilmiyorum daha once gittiniz mi ama bebek'ten zaman zaman cingene vapuruna donen bir kanlica vapuru vardi eskiden, binilesi, gidilesi, keyfi cikarilasi, sonra da yogurdu doya doya yenesi. lays reklami gibi oldu. hayallerdeki sehir ya da belki cocuklugumuza donup "neverland" diyebilecegimiz yer cook uzak. o yuzden istanbul'u "hereland" mi yapmak lazim ne? herseye ragmen :

saclarini dagitir ruzgar
yedi tepe uzerinden
hatiralar tarihin kullerini savurur
kadin gibi, kisrak gibi sarilayim gel ince beline
yarim istanbul, gel opeyim gerdanindan

Blogger Mr_Turkish_Delight şöyle demiş...(11/24/2005 09:02:00 PM 
Dogme büyme Istanbullu biri olarak, 34 yasin 24 ü Istanbulda gecti,son 10 senedir de Viyana dayim.En az
sene de bir de Türkiye geldigimde belli gezi rotalarim vardir.Levent e
oturdugum icin Metro ile Taksime cikarim, ordan yürüyerek Beyogluna Inerin,
Midye Tava ve ardindan Inci´de Profiterol yedikten sonra, Tünel ile asagi
inerim.Sonra Misir carsisi ve eger Kiz arkadasimda yanimda ise Tahtakaleye
gelmeden incik-boncuk pasajlarini gezeriz,böyle seylere meraklidirda kendisi.Sonrada yukari kapalicarsiye kadar
cikarim.Orda carsida meydanda Limonatasi ünlü bir kahve vardi,sanirim FES Cafe idi,simdi adini
tam hatirlayamadim, orda kisa bir mola veririm.

Sultanahmet tarafinda ;Four Seasons Oteli var, belki bilirsiniz oranin
saat sanirim 14 ya 15 den sonra baslayan TEA-TIME i var.Simdiye kadar
Istanbulda beni ziyarete gelen tüm arkadaslarimi mutlaka oraya götürdüm,
hepsi hayran kaldi.Orda sizi neler bekledigini görmeniz icin emaille bir fotograf
yolladim,Basak hanim fotografi belki sayfasina koyar.Servisi ile lezzeti ile gercekten süper , eger denemedi iseniz
mutlaka deneyin.
Bu commenti yazarken ,bir yandan da kendime de bir blog aciverdim.
http://cafewien.blogspot.com/ sayfasina bir resmini koydum Tea-time da gelen bazi seylerin fotografini,benim blog yazmama da bahane olmus oldu.

Sanirim bende sayisi fazla olmayan Limonatacilardanim.Burda bazen,özellikle yazin, Cafelere
gittigimizde eksikligini cekmiyorum desem yalan olur.Kahve diyarinda limonatami aranir diye soranlar vardir aranizda kesin.

Istanbulda ki güzel limonatalardan biride Bebekteki Divan in ,bazilari orasi
cok pahalidir diye düsünsede aslinda ,yer ve manzara ,kalitesi düsünülürse
hicte yüksek kalmiyor.Oranin Keskül´ünün tadi damagimda hala , badem tanecikli.

Amerikan zincirlerini cafelerini pek tutmam ama Gloria Jeans de de
ictigim en güzel limonatalardan biri oldugunu söyleyebilirim.

Aklima yeni yerler gelirse aralarda yazmaya calisirim.
Herkese afiyet olsun

Blogger elvan şöyle demiş...(11/24/2005 09:14:00 PM 
Merhaba Başak,Sultanahmet-Eminönü inanki İstanbul'u sevmek/alışmak için çok iyi bir başlangıç.ama Hamdi'ye gitmemişsin:) 100 lezzet'de var sanırım,hem lezzet hem de manzara olarak gerçekten muhteşemdir.Emin ol,Hamdi'den sonra İstanbul'u daha çok seveceksin.Sevgiler.

Blogger Basak şöyle demiş...(12/06/2005 05:18:00 PM 
Yeşil, sana iyi eğlenceler. :)

Curly, teşekkür ederim yorumun için. Sağol. :) Tüm tavsiyelerini not alıyorum.

YK de ekipten galiba. İStanbul'u sevelim sevdirelim ekibi. :)

Turkish Delight, detaylı yorum için teşekkür ederim.

Çekinmeyin siz de yorum yazın
(Yorumlar anında görüntülenmeyebilir.)

<< Ana sayfa

Başak Gürbüz Derman

Başak Gürbüz Derman
İstanbul, Türkiye
gurbuzbasak{a}gmail.com

Kişisel Sayfam
Diğer Fotoğraflarım (Flickr)

Get Firefox!

Join the Greenpeace cyberactivist community and start making waves.