Çiya Çiya Çiya... (55)

"İstanbul'un 100 Lezzeti" isimli listeyi takip etmeye mayıs ayında başlamıştım. Listeden ilk gittiğim yer, Çiya olmuştu. Bu ilk tecrübemde oturduğumuz yerdeki ışığın azlığı fotoğrafları istediğim gibi çekmeme engel olmuştu. O zamandan beri ışıksız ortamlarda çekmek zorunda kaldığım bazı fotoğraflar; ilk başta da Çiya fotoğrafları hep aklıma takıldı. Bu gidişimizde fotoğraflarını daha iyi çekmeye çalıştım ama oturduğumuz yere ancak tatlılara geçtiğimizde güzel güneş ışığı gelebildi. Yine de kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Bir diğer güzel yanı da bu kez daha farklı yemeklerin fotoğraflarını çekebildim.
Yemeğe çorbayla başlanmasının nedeni mideyi sonrasında gelen yemeklere hazırlamakmış. Hem uzun süredir boş kalan mideyi en başından sindirimi zor bir yiyecekle yormamak için hem de mide ısısını ayarlamak için çorba ile yemeğe başlamak gerekirmiş. Çiya'ya gitmeden önce sitesine günün menüsünü görmek için göz attığımda; "Ayran Aşı" dikkatimi çekmişti. İçinde yarma buğday, pancar ve yarpuz olduğu yazıyordu. Yarpuz, nane türünden, mor çiçekli, güzel kokulu bir bitkiymiş. Bu yemek Van yöresine aitmiş. Tadını çok beğendim. Oldukça doyurucu bir çorbaydı.
Çiya'nın salata bölümü benim en sevdiğim bölüm. Zahter, turp otu, semizotu salataları, sarma, minik küre şeklindeki bulgur köfteleri, muhammara gibi bir çok çeşit var. Bu kez ilk olarak kayakoruğu yedim burada. Ekşimsi, tuşumsu bir tadı vardı. Bazen humusu biz de evde yapıyoruz ama nedense yediğim en güzel humus Çiya'nın humusu.Geçen sefer felafelin ne olduğunu anlatmamışım. Felafel; bakla, nohut, kişniş, maydanoz, soğan ve sarımsak ile yapılıyormuş. Eşim Mert bu yemeği ODTÜ'den anımsıyor. Bir zamanlar Filistinli bir öğrenci ODTÜ'de felafel satarmış; "Vejetaryen Köfte" adıyla. Bir kaç sene önce araştırdığımda bir tarif bulmuş ve annemle pişirmiştik. Bulduğum tarifte bakla yoktu. Ana maddesi çiğ nohuttu. Nohut bir gece suda bekletilip haşlanmadan robottan geçiriliyor, un haline getiriliyor ve diğer malzemelerle karıştırılıp köfte yapılıyor. Çiya'da felafeli güzel yapıyorlar. Görünümü et köftesi gibi oluyor ama tadı çok değişik tabii ki. Ve bence çok daha lezzetli.
Pazı Borani de oldukça lezzetliydi. Pazı; soğan, salça ve börülceyle pişirilmiş ve üzerine yoğurt gezdirilmişti. Çiya'da yemekler bol zeytinyağlı, bol salçalı ve oldukça tuzlu. Mantar kavurma ise aralarında en yağlısıydı sanırım. Lezzetliydi ama benim için biraz fazla yağlıydı.
Biz yemekleri bitirdiğimizde masaya sonbaharın güzel güneş ışığı ile birlikte zahter çayı ve tatlılar geldi. Zahter beni çok rahatlatıyor. Gittiğinizde mutlaka için. Siz unutsanız bile kibar garsonlar size isteyip istemediğinizi soracaklardır.
Tatlıları küçük miktarlarda istedik ki bir kaç çeşit birden deneyebilelim. Birincisi tabii ki her gittiğimizde yediğimiz kabak tatlısıydı. Bu tatlı önceki yazımda da bahsettiğim gibi alışık olduğumuz kabak tatlısından değişik. Oldukça emek isteyen bir tatlı. Kireç; kabağı şeffaflaştırmış ve sertleştirmiş. Üzerindeki tahin ve cevizle birlikte çok uyumlu bir tad ortaya çıkmış.
Bu tatlı, Hatay ve Mersin civarında yapılıyormuş. Dün Mersinli bir arkadaşım, bu tatlının aslında oturulup tabakta yenilecek bir tatlı olmadığını anlattı. Dolayısıyla; tahinle ve cevizle servis edilmezmiş. Tutmanız için bir kağıt parçasının arasına konulup ikram edilirmiş ki; gezerken kıtır kıtır yenilebilsin. Dün Mert'in babası da Mersin'den getirmiş bizim meraklı olduğumuzu duyunca. Silifke Caddesi üzerinde ev yemekleri ve tatlıları yapan üç bayanın işlettiği bir yerden almış. Değişik reçeller ve tatlılar yapıyorlarmış. İçi cevizle doldurulmuş kuru incir reçeli, kiraz reçeli, ham ceviz reçeli, mantı ve su böreği gibi lezzetler varmış burada.

Buranın ismini öğrendiğimde yazıma yorum olarak ekleyeceğim bu bilgiyi. Şimdilik burayı bulabilmeniz için tek bilgi; Mersin'in Silifke Caddesi üzerinde, ilkokulun karşısında olması. Mersinli kabak tatlısının da tadına baktık. Mersin'den gelen daha şekerli ve ekşiydi. Demek; Hataylılar tahini akıl etmişler.
Domates tatlısının; sırık domates, badem, susam, kaymak, limon ve şekerle yapıldığı yazıyor sitede. Gelen domates tatlısında ben susam ve bademe rastlamadım ama tadı çok ilginç ve güzeldi. Hani çok çok yenilebilecek bir tatlı değil ama hoş bir lezzeti var. Bir parça kaymakla birlikte servis edildi.
Bir de güveçte servis edilen incir tatlısından bahsetmem lazım size. İsmi; "Teleme-İncir Dondurması". Kaynatılıp kendi kendine soğutulmuş süt ve dövülmüş kuru incir ile yapılan bu tatlının içinde incirin şekerinden başka şeker olmadığı için diğer tatlılardan önce yenilmesi gerekiyormuş. Diğer tatlıları yedikten sonra bu tatlının tadı alınmıyor. İlginç bir tatlı. Dondurma dediğine bakıp bildiğiniz dondurmalara benzediğini düşünmeyin. Yumuşak bir kıvamı var ve dondurma kadar soğuk değil. Tadına baktığımda nedense ılık olarak yenildiğinde daha hoş olabileceğini düşündüm. Benim gibi çok şekerli tatlılardan hoşlanmıyorsanız deneyebilirsiniz ama bir tatlının çok şekerli olması gerektiğini düşünüyorsanız bu incir tatlısı sizi tatmin etmeyebilir.En son demirhindi şerbeti ile reyhan şerbetini içtik. Demirhindi kelimesinin aslı "temr-i hindi"ymiş. Hint hurması da denilirmiş. Demirhindi şerbeti; boyu yirmibeş metreye ulaşan bir ağacın meyvesinden yapılıyormuş. Ben tadını beğendim. Ufak bardaklarda ikram edilen bu şerbetler sanırım yemeğin üstüne içildiğinde mideyi rahatlatıyor. Reyhan şerbeti ise benim favorim oldu. Harika bir tadı var. Reyhanı oldukça sık kullanıyordum ama hiç şerbetini içmemiştim.

Bir Çiya ziyaretinden sonra yine aynı şeyi düşündüm: "İstanbul'da özleyeceğim tek şey Çiya olurdu."

Bu yazıya ilişkin yorumlar (28)
keşke senden fotoğraf çekme eğitimi alabilsem..resimler o kadar güzel ki hemen çiyaya gitmek istedim..bence sana reklam parası ödemeliler..
sevgiler..
Bak takildim kabak tatlisina! Demirhindi serbetinin tarifini de Tijen'in Meyvelere yer verdigi kitabindan alabilirsin. Cok enteresan bir tat gercekten.
Sagol, gez dolasip bir de bizlere aktardigin icin!
Zinnur, zevkle! :)
Pastacı Burcu, utandırıyorsun beni. Ne güzel şeyler söylemişsin. Mutlu oldum hem de çok. Ben de senden pastacılık dersleri alsam keşke.
Fethiye, ben de gülümsedim. Çok uzun bir cadde değil mi orası. Ne yapayım tam adresi alamadım. Sağol sen yazmışsın. "Kilisenin arkasındaki" diyelim. Teşekkür ederim.
Hepinize sevgiler...
ciya ile ilgili yazinizi okuyunca agzimin sulari akti ve ekrana yapistim. ozellikle de kabak tatlisi cok cekici gozukuyor. bu tatliyi tatma firsatim oldu. kesinlikle cok farkli bir tat. denemiyenler mutlaka tadina bakmali. istanbul' a her geldigimde ciya'ya gitmeyi planlasamda bir sekilde kismet olmaz. bu yazinizdan sonra iptal etmek yok :) sevgilerle...
Kalabalık olduğumuz için pek çok farklı çeşitten getirdiler ortaya . "Analı Kızlı" fena değildi ama bir Malatyalı arkadaş sen bizim evde ye bu yemeği bu ne ki dedi ???
Antep usulü dolma ve içli köfte güzeldi.
Ama Keledoş - çullama - silkme - çorti taplama - kenger aşı gibi pek çok yemeği hayatımda ilk kez tattığımdan ,yediğimden bir şey anlamadım desem yeridir.
Tatlılara gelince kabak tatlısı kesinlikle benim hayatımda yediğim en güzel kabak tatlısıydı. Zaten farklıydı dışı sert ve kıtır . içi yumuşaktı. üzerinde tahinle servis edildi.Dışının sert olması kirece yatırılmış olmasındanmış ama anlamadım valla kirece yatırılmak ne demek
Katmer ise gerçekten güzel değildi. Çok daha iyilerini yemiştim ( örn : Eminönü Hamdi )
Fiyatlar : 10 kişi 170 milyon hesap geldi.Çorbası - tatlısı - 2 şer içecekle düşününce normaldi. Ne çok ne az.
Sonuç olarak Çiya adam akıllı doymaya değil de, değişik tatlar denemeye gitmek için daha ideal bence.Dışarı çıktığımızda " ulan biz şimdi ne yedik " diye düşünmekten kendimizi alamadık ...
hersesi kendşne döndüriyori
sağ olasın çiya.
birde kirecle yapilan tatlilar deyince antalya'nin da kirecle yapilan harika recelleri vardir.denemenizi tavsiye ederim.ozllikle karpuzve patlican recelini.simdiye kadar kimse petlicen oldugunu tahmin edemedi.:))
mersin'de silifke caddesinde hanımların işlettiği yer'in adı PIRIL MANTI REÇEL DÜNYASI, reçel ve
mantının yanında içli köfte ninde tadına bakmalısınız.
açık adres:
silifke caddesi no:71/b
tel:0 324 239 31 93 /94
İnternette öyle gezirnir bir bloktan bir bloğa geçerken çiya ile ilgili yorumlarınız ve fotoğraflarınızı buldum.Fotoğraflar hakikaten başarılı tebrik ederim.Yemekler konusuna gelince evet Çiya istanbulda Güneydoğu yemeklerini tadabileceğiniz engüzel yerlerden biriydi bundan birkaç yıl öncesine kadar ama şuanda anlattığınız lezzetlerin hiçbirine maalesef katılamıyorum.
Yemeklerin soğuk servis yapılması,kalabalık,personelin günden güne büyüyen ilgisizliği beni ve sık sık birlikte gittiğimizi arkadaşlarımısoğutarak Çiyayı sıradan bir lokanta haline getirdi.
İlk kez tadına bakanlar için ewet hoş,ama birde birkaç yıl önceki kaliteyi,lezzeti ve hizmeti yaşasalardı....
Burada Çiya yı okuduktan sonra önce Çiya Sofrası'nı başka bir seferde Çiya Kebap'ı eşimle birlikte deneme fırsatımız oldu. Muhteşem lezzetler.
Gitmeyenlere mutlaka gitmelerini tavsiye ederim.
Paylaştığınız ve bizi de bu lezzete ortak ettiğiniz için teşekkürler..
we are planning to come to visit Istambul in August, and some friends told us to eat there...
i can't read and undrestand everithing in turkish, but i'm shure is a very good place to eat traditional turkish food, that i love...
ciao dall'Italia,
passa a farmi visita sul blog se puoi
grazie
lilli
Ama harika yemekler yemistik.
Hilal
Çekinmeyin siz de yorum yazın
(Yorumlar anında görüntülenmeyebilir.)
<< Ana sayfa