2005/10/24

Çiya Çiya Çiya... (55)

Domates Tatlısı
"İstanbul'un 100 Lezzeti" isimli listeyi takip etmeye mayıs ayında başlamıştım. Listeden ilk gittiğim yer, Çiya olmuştu. Bu ilk tecrübemde oturduğumuz yerdeki ışığın azlığı fotoğrafları istediğim gibi çekmeme engel olmuştu. O zamandan beri ışıksız ortamlarda çekmek zorunda kaldığım bazı fotoğraflar; ilk başta da Çiya fotoğrafları hep aklıma takıldı. Bu gidişimizde fotoğraflarını daha iyi çekmeye çalıştım ama oturduğumuz yere ancak tatlılara geçtiğimizde güzel güneş ışığı gelebildi. Yine de kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Bir diğer güzel yanı da bu kez daha farklı yemeklerin fotoğraflarını çekebildim.

Ayran Aşı; YarpuzluYemeğe çorbayla başlanmasının nedeni mideyi sonrasında gelen yemeklere hazırlamakmış. Hem uzun süredir boş kalan mideyi en başından sindirimi zor bir yiyecekle yormamak için hem de mide ısısını ayarlamak için çorba ile yemeğe başlamak gerekirmiş. Çiya'ya gitmeden önce sitesine günün menüsünü görmek için göz attığımda; "Ayran Aşı" dikkatimi çekmişti. İçinde yarma buğday, pancar ve yarpuz olduğu yazıyordu. Yarpuz, nane türünden, mor çiçekli, güzel kokulu bir bitkiymiş. Bu yemek Van yöresine aitmiş. Tadını çok beğendim. Oldukça doyurucu bir çorbaydı.
Çiya Usulü SalatalarÇiya'nın salata bölümü benim en sevdiğim bölüm. Zahter, turp otu, semizotu salataları, sarma, minik küre şeklindeki bulgur köfteleri, muhammara gibi bir çok çeşit var. Bu kez ilk olarak kayakoruğu yedim burada. Ekşimsi, tuşumsu bir tadı vardı. Bazen humusu biz de evde yapıyoruz ama nedense yediğim en güzel humus Çiya'nın humusu.
Geçen sefer felafelin ne olduğunu anlatmamışım. Felafel; bakla, nohut, kişniş, maydanoz, soğan ve sarımsak ile yapılıyormuş. Eşim Mert bu yemeği ODTÜ'den anımsıyor. Bir zamanlar Filistinli bir öğrenci ODTÜ'de felafel satarmış; "Vejetaryen Köfte" adıyla. Bir kaç sene önce araştırdığımda bir tarif bulmuş ve annemle pişirmiştik. Bulduğum tarifte bakla yoktu. Ana maddesi çiğ nohuttu. Nohut bir gece suda bekletilip haşlanmadan robottan geçiriliyor, un haline getiriliyor ve diğer malzemelerle karıştırılıp köfte yapılıyor. Çiya'da felafeli güzel yapıyorlar. Görünümü et köftesi gibi oluyor ama tadı çok değişik tabii ki. Ve bence çok daha lezzetli.
Pazı Borani de oldukça lezzetliydi. Pazı; soğan, salça ve börülceyle pişirilmiş ve üzerine yoğurt gezdirilmişti. Çiya'da yemekler bol zeytinyağlı, bol salçalı ve oldukça tuzlu. Mantar kavurma ise aralarında en yağlısıydı sanırım. Lezzetliydi ama benim için biraz fazla yağlıydı.Pazı Borani
Biz yemekleri bitirdiğimizde masaya sonbaharın güzel güneş ışığı ile birlikte zahter çayı ve tatlılar geldi. Zahter beni çok rahatlatıyor. Gittiğinizde mutlaka için. Siz unutsanız bile kibar garsonlar size isteyip istemediğinizi soracaklardır.
Tatlıları küçük miktarlarda istedik ki bir kaç çeşit birden deneyebilelim. Birincisi tabii ki her gittiğimizde yediğimiz kabak tatlısıydı. Bu tatlı önceki yazımda da bahsettiğim gibi alışık olduğumuz kabak tatlısından değişik. Oldukça emek isteyen bir tatlı. Kireç; kabağı şeffaflaştırmış ve sertleştirmiş. Üzerindeki tahin ve cevizle birlikte çok uyumlu bir tad ortaya çıkmış.
Bu tatlı, Hatay ve Mersin civarında yapılıyormuş. Dün Mersinli bir arkadaşım, bu tatlının aslında oturulup tabakta yenilecek bir tatlı olmadığını anlattı. Dolayısıyla; tahinle ve cevizle servis edilmezmiş. Tutmanız için bir kağıt parçasının arasına konulup ikram edilirmiş ki; gezerken kıtır kıtır yenilebilsin. Dün Mert'in babası da Mersin'den getirmiş bizim meraklı olduğumuzu duyunca. Silifke Caddesi üzerinde ev yemekleri ve tatlıları yapan üç bayanın işlettiği bir yerden almış. Değişik reçeller ve tatlılar yapıyorlarmış. İçi cevizle doldurulmuş kuru incir reçeli, kiraz reçeli, ham ceviz reçeli, mantı ve su böreği gibi lezzetler varmış burada.
Çiya'nın Kirece Yatırılmış Kabak Tatlısı
Buranın ismini öğrendiğimde yazıma yorum olarak ekleyeceğim bu bilgiyi. Şimdilik burayı bulabilmeniz için tek bilgi; Mersin'in Silifke Caddesi üzerinde, ilkokulun karşısında olması. Mersinli kabak tatlısının da tadına baktık. Mersin'den gelen daha şekerli ve ekşiydi. Demek; Hataylılar tahini akıl etmişler.
Domates tatlısının; sırık domates, badem, susam, kaymak, limon ve şekerle yapıldığı yazıyor sitede. Gelen domates tatlısında ben susam ve bademe rastlamadım ama tadı çok ilginç ve güzeldi. Hani çok çok yenilebilecek bir tatlı değil ama hoş bir lezzeti var. Bir parça kaymakla birlikte servis edildi.
Telleme- İncir DondurmasıBir de güveçte servis edilen incir tatlısından bahsetmem lazım size. İsmi; "Teleme-İncir Dondurması". Kaynatılıp kendi kendine soğutulmuş süt ve dövülmüş kuru incir ile yapılan bu tatlının içinde incirin şekerinden başka şeker olmadığı için diğer tatlılardan önce yenilmesi gerekiyormuş. Diğer tatlıları yedikten sonra bu tatlının tadı alınmıyor. İlginç bir tatlı. Dondurma dediğine bakıp bildiğiniz dondurmalara benzediğini düşünmeyin. Yumuşak bir kıvamı var ve dondurma kadar soğuk değil. Tadına baktığımda nedense ılık olarak yenildiğinde daha hoş olabileceğini düşündüm. Benim gibi çok şekerli tatlılardan hoşlanmıyorsanız deneyebilirsiniz ama bir tatlının çok şekerli olması gerektiğini düşünüyorsanız bu incir tatlısı sizi tatmin etmeyebilir.
En son demirhindi şerbeti ile reyhan şerbetini içtik. Demirhindi kelimesinin aslı "temr-i hindi"ymiş. Hint hurması da denilirmiş. Demirhindi şerbeti; boyu yirmibeş metreye ulaşan bir ağacın meyvesinden yapılıyormuş. Ben tadını beğendim. Ufak bardaklarda ikram edilen bu şerbetler sanırım yemeğin üstüne içildiğinde mideyi rahatlatıyor. Reyhan şerbeti ise benim favorim oldu. Harika bir tadı var. Reyhanı oldukça sık kullanıyordum ama hiç şerbetini içmemiştim.
Demirhindi ve Reyhan Şerbeti
Bir Çiya ziyaretinden sonra yine aynı şeyi düşündüm: "İstanbul'da özleyeceğim tek şey Çiya olurdu."

Bu yazıya ilişkin yorumlar (28)

Anonymous Adsız şöyle demiş...(10/24/2005 01:55:00 PM 
Çiya bizim evimize çok yakındır. Yazın Amerikalı bir arkadaşımı da oraya götürmüştüm, sonra İstanbul'a gideceğini duyduğu herkese Çiya'ya da mutlaka gitmelerini tavsiye eder oldu. İstanbul'a selamlar.

Blogger Burcu şöyle demiş...(10/24/2005 02:16:00 PM 
Başak, elim midemde kıvrandırttın beni burada! Allahım o ne fotoğraflar öyle. Sanki önüme koymuşlar da yiyemiyorum. En çok da otlu salatalarını özledim. Dur ben bir gidip geleyim.

Anonymous Adsız şöyle demiş...(10/24/2005 04:23:00 PM 
fotograf çekerken biraz bizi düşün bütün iştahım kabardı Aslı

Blogger zinnur şöyle demiş...(10/24/2005 05:37:00 PM 
Bir daha sefer Turkiye'ye gittigimizde yiyip icecegimiz konusunda rehberimiz kesinlikle sen olacaksin Basak. Ciya'ya da mutlaka gidilecek. (Daha once adini duymustum ama herhangi meshur bir restoran zannetmistim.)

Blogger pastaci şöyle demiş...(10/24/2005 10:40:00 PM 
başak süpersin..
keşke senden fotoğraf çekme eğitimi alabilsem..resimler o kadar güzel ki hemen çiyaya gitmek istedim..bence sana reklam parası ödemeliler..

sevgiler..

Blogger fethiye şöyle demiş...(10/25/2005 12:02:00 AM 
Basakcigim, o kabak tatlisini yapmak bir istir. Zor degildir ama zaman alir. Kirecte bekletilen lezzetlerden biri. Burada o cins kirec buldugumda yapacagim ;) Annemler cok yapar, babam kitir kitir yemege bayilir vs vs. Ama aynen boyle cevizli mevizli olmaz. Mersin'dekiler. Silifke caddesindeki ilkokul deyince gulumsedim, "Kilisenin arkasindaki" dersen belki daha cok anlasilir cunku Silifke Caddesi, Yogurt Pazarindan Silifke yonune dogru uzanan yolun adi. *biraz* uzuncadir... :)

Bak takildim kabak tatlisina! Demirhindi serbetinin tarifini de Tijen'in Meyvelere yer verdigi kitabindan alabilirsin. Cok enteresan bir tat gercekten.

Sagol, gez dolasip bir de bizlere aktardigin icin!

Blogger Basak şöyle demiş...(10/25/2005 05:16:00 PM 
Burcu, koş sen de ye bence. Teşekkürler fotoğraflar için, Aslı sana da teşekkürler.
Zinnur, zevkle! :)
Pastacı Burcu, utandırıyorsun beni. Ne güzel şeyler söylemişsin. Mutlu oldum hem de çok. Ben de senden pastacılık dersleri alsam keşke.
Fethiye, ben de gülümsedim. Çok uzun bir cadde değil mi orası. Ne yapayım tam adresi alamadım. Sağol sen yazmışsın. "Kilisenin arkasındaki" diyelim. Teşekkür ederim.
Hepinize sevgiler...

Anonymous didem ozel şöyle demiş...(10/27/2005 01:56:00 PM 
selam,

ciya ile ilgili yazinizi okuyunca agzimin sulari akti ve ekrana yapistim. ozellikle de kabak tatlisi cok cekici gozukuyor. bu tatliyi tatma firsatim oldu. kesinlikle cok farkli bir tat. denemiyenler mutlaka tadina bakmali. istanbul' a her geldigimde ciya'ya gitmeyi planlasamda bir sekilde kismet olmaz. bu yazinizdan sonra iptal etmek yok :) sevgilerle...

Blogger Engin Gürses şöyle demiş...(11/20/2005 05:04:00 AM 
Çiya nın yemeklerini açıkçası çok beğenmedim. Belki ağız tadımızın alışık olamadığından yöresel yemeklere.

Kalabalık olduğumuz için pek çok farklı çeşitten getirdiler ortaya . "Analı Kızlı" fena değildi ama bir Malatyalı arkadaş sen bizim evde ye bu yemeği bu ne ki dedi ???

Antep usulü dolma ve içli köfte güzeldi.
Ama Keledoş - çullama - silkme - çorti taplama - kenger aşı gibi pek çok yemeği hayatımda ilk kez tattığımdan ,yediğimden bir şey anlamadım desem yeridir.

Tatlılara gelince kabak tatlısı kesinlikle benim hayatımda yediğim en güzel kabak tatlısıydı. Zaten farklıydı dışı sert ve kıtır . içi yumuşaktı. üzerinde tahinle servis edildi.Dışının sert olması kirece yatırılmış olmasındanmış ama anlamadım valla kirece yatırılmak ne demek

Katmer ise gerçekten güzel değildi. Çok daha iyilerini yemiştim ( örn : Eminönü Hamdi )

Fiyatlar : 10 kişi 170 milyon hesap geldi.Çorbası - tatlısı - 2 şer içecekle düşününce normaldi. Ne çok ne az.

Sonuç olarak Çiya adam akıllı doymaya değil de, değişik tatlar denemeye gitmek için daha ideal bence.Dışarı çıktığımızda " ulan biz şimdi ne yedik " diye düşünmekten kendimizi alamadık ...

Anonymous Adsız şöyle demiş...(11/21/2005 01:00:00 AM 
Öyle deme özleyecegim tek sey Ciya olurdu falan, sonra gidersin bir sürü seyi özlersin hatta burnunda tüter sonra arkadaslarina zirlandiginda eee sen sevmiyordun mutsudun hani burada derler... misal BEN! Hangi sehrin listesi var Istanbul gibi nerede ne yenir 100 adet falan sorarim... Ki kassan liste 1000 e cikar!

Anonymous Adsız şöyle demiş...(1/04/2006 12:27:00 AM 
çiyalı olmak farklı bir şey.
hersesi kendşne döndüriyori
sağ olasın çiya.

Anonymous Adsız şöyle demiş...(2/13/2006 07:35:00 PM 
methaba,bende ciya'ya ilk kez 3 sene once gitmistim.ve cok ilginc gelmisti lezzetler.ve tabiki harika.bir daha nasip olmadi ugramak.istanbula yolum duserse tekrar gitmek isterim.mersin yoresi tatlis olan kabak tatlisi adana da da meshurdur.evlerde hanimlar her sene yaparlar.ama mersin yoresinin en guzel ve ilginc tatlisi bence kerebic'tir.uzeri bembeyaz seker kopuguyle kapli,gorunumu kurabiye gibi ve ici bol ceviz veya sanfistigi doludur.benim tercihim fistiklidan yana.galiba ben en cok bu tatliyi ozledim.
birde kirecle yapilan tatlilar deyince antalya'nin da kirecle yapilan harika recelleri vardir.denemenizi tavsiye ederim.ozllikle karpuzve patlican recelini.simdiye kadar kimse petlicen oldugunu tahmin edemedi.:))

Anonymous Adsız şöyle demiş...(2/19/2006 10:18:00 PM 
merhaba,
mersin'de silifke caddesinde hanımların işlettiği yer'in adı PIRIL MANTI REÇEL DÜNYASI, reçel ve
mantının yanında içli köfte ninde tadına bakmalısınız.
açık adres:
silifke caddesi no:71/b
tel:0 324 239 31 93 /94

Anonymous Adsız şöyle demiş...(6/06/2006 12:16:00 AM 
yaaa orası benim anneminn:D ya ben 1oo kilo oldum süper bise herkes tadına baksııın:D

Anonymous Adsız şöyle demiş...(9/27/2006 09:08:00 PM 
Bir Adana'lı olarak ben de güzel yazılarınızı okuyunca yorum yazmadan duramadım...Ben de Çiya'da bir kaç kez bizim oraların lezzetini aradım ama benim küçük kızım bile beğenmedi... Kabak tatlısı diye size sunulan şey de aslında bizim evlerde kabak reçeli diye bilinir hakkını vermek lazım o güzeldi.Ancak onun dışındakiler maalesef bizim ev mutfaklarının lezzetinin inanın yanından bile geçemez...

Anonymous suzan atlı şöyle demiş...(10/29/2006 03:58:00 PM 
Göksu Evleri sitesinde oturuyorum. Sitede Mamma Restaurant adında bir lokanta var. Sahibi bankacı imiş. Uzun süredir, kebap ve lahmacun için Mamma'ya gidiyorum. Lahmacun için Istanbul'da bulabileceğiniz en iyi lahmacun diyebilirim. Bir de burası kebapçıdan çok İtalyan restaurant gibi dekore edilmiş, servis de benzer şekilde. Örneğin yemekten evvel fransızların "amuse bouche" adını verdiği damak hoşluğu servisi yapılıyor. Burayı da deneyin memnun kalacaksınız.

Anonymous burcudivriklioglu şöyle demiş...(12/13/2006 10:15:00 AM 
Selam başak Hanım,

İnternette öyle gezirnir bir bloktan bir bloğa geçerken çiya ile ilgili yorumlarınız ve fotoğraflarınızı buldum.Fotoğraflar hakikaten başarılı tebrik ederim.Yemekler konusuna gelince evet Çiya istanbulda Güneydoğu yemeklerini tadabileceğiniz engüzel yerlerden biriydi bundan birkaç yıl öncesine kadar ama şuanda anlattığınız lezzetlerin hiçbirine maalesef katılamıyorum.
Yemeklerin soğuk servis yapılması,kalabalık,personelin günden güne büyüyen ilgisizliği beni ve sık sık birlikte gittiğimizi arkadaşlarımısoğutarak Çiyayı sıradan bir lokanta haline getirdi.
İlk kez tadına bakanlar için ewet hoş,ama birde birkaç yıl önceki kaliteyi,lezzeti ve hizmeti yaşasalardı....

Anonymous hayzer şöyle demiş...(12/14/2006 06:03:00 PM 
çiya tam bir hazinedir,bilenler ve gidenler şanslıdır.ben beşiktaş ta oturduğum halde her fırsatta sırf çiya için karşıya geçiyorum

Anonymous Adsız şöyle demiş...(12/20/2006 01:41:00 PM 
çiya süper bi yer.ailemle her zaman oraya gideriz.çiyanın kurucusunun oğlu benim dershanemde.yemekler harika...

Blogger Fatih şöyle demiş...(12/20/2006 06:12:00 PM 
Merhabalar,

Burada Çiya yı okuduktan sonra önce Çiya Sofrası'nı başka bir seferde Çiya Kebap'ı eşimle birlikte deneme fırsatımız oldu. Muhteşem lezzetler.

Gitmeyenlere mutlaka gitmelerini tavsiye ederim.

Paylaştığınız ve bizi de bu lezzete ortak ettiğiniz için teşekkürler..

Anonymous lilli şöyle demiş...(6/17/2007 11:51:00 AM 
wow...magic foodblog world!!!

we are planning to come to visit Istambul in August, and some friends told us to eat there...

i can't read and undrestand everithing in turkish, but i'm shure is a very good place to eat traditional turkish food, that i love...

ciao dall'Italia,
passa a farmi visita sul blog se puoi
grazie

lilli

Anonymous Adsız şöyle demiş...(9/15/2007 11:24:00 PM 
Ciya ile ilgili olumlu gorusleriniz bu zaman da gecerli olmayabilir. Gecmis zamanlardaki kalitesini bozdu.Sahibi Musa Bey kazandigi sohreti surduruyor olabilir. Garsonlarin ilgisizligi, porsiyonlarin kücülen ama artan abartili fiyatları hele bir de istemeden gelmeyen vergi iadesi fisi ile CIYA' nın haksiz bir unu surdurdugu inancindayim.

Anonymous Adsız şöyle demiş...(10/04/2007 11:17:00 AM 
Son yorumun doğru olmadığını umuyorum. İstanbul'a her gidişimde fırsat yaratığım gittiğim bir yerdi. Fiyatlarının uygun olması bunu sık sık yapmamı sağlıyordu ama hiç tahammül edemediğim bir şey nedensiz pahalılıktır, hakikaten pahalandıysa yazıklar olsun. Bundan sonra girerken fiyat soracağım. >:(

Anonymous Adsız şöyle demiş...(11/12/2007 02:10:00 AM 
Sanirim 5-6 yil evvel ciya`ya gitmistim (3-4arkadas birlikte)domates tatlisinin tadi halen damagimda... hem guler yuzlu hizmet hemde enfes yemekler... sadece diger denk res.lara oranla fiyatlari pahalli idi.

Ama harika yemekler yemistik.

Anonymous Adsız şöyle demiş...(2/03/2008 01:10:00 PM 
çiyayı anlata anlata bitirememişler genelde gidenlerin yorumu iyi. bir arkadaşımı götürmeyi planlıyorumda fiyatlar ne civarda? web sitesinde fiyatlara dair bir şey göremedim

Anonymous ilknur şöyle demiş...(2/06/2008 07:07:00 AM 
Ciya'ya en son 2 yil once gitmistim. Yemek kalitesini bozmus oldugunu gorunce artik ugramiyorum. Ben cesitten cok lezzet arayan biriyimdir. Bu nedenle tavsiye etmiyorum. Yine orada denedigim birkac kebapta bana cok lezzetsiz gelmisti. Mesela beytinin icinde biber falan vardi. Yani aslinda beyti degildi.Lezzetsiz yemek deyice aklima birde Uskudar'daki Kanaat lokantasi gelir. Bu nedenle Eminonundeki Konyali tercihimdir.

Blogger banu şöyle demiş...(4/25/2008 07:05:00 PM 
Çiya Sofrasını keşfettikten sonra muhteşem lezzetlerinin ailece müdavimi olduk.Yeme içme kültürümüzü en güzel şekilde temizliğe son derece dikkat ederek ve sağlıklı yöresel ürünler kullanarak bizlere sunduğu için Çiya yateşekkür etmeyi borç biliyorum.Yemek kültürümüzü ailece Çiyayı keşfetmeden önce ve keşfettikten sonra olarak ikiye ayırmak çok doğru olur.Çiyayı keşfettikten sonraki damak zevkimiz vazgeçemeyeceklerimiz arasında yer alıyor.Çiya nın sadece Türkiyede marka olduğunu düşünüyordum ama yanılmışım çünkü turistlerin yoğun olarak rabet ettikleri bir mekan.Çiyanın kurucusu Musa Bey Amerikada yemek kültürü konusunda üniversitelerde konferans verdiğini öğrendiğimde çok mutlu oldum,çünkü türk yemek kültürünü değişik ülkelerde tanıtılma olanağını bumuş oluyoruz.Çiyanın yayını olan Yemek Kültür ismindeki degiyide takip edip faydalı bilgiler alıyorum.Yeme içme konusunda bizlere tarif edilemez hoş lezzetler bıraktığı için ÇiyaAilesine teşekkür ediyorum.Çiyanın yeni mekanı Çiyanın kalitesine şanına yakışır nitelikte çok nezih hoş ferah bir mekan olmuş.Keşfettik artık vazgeçemeyeceklerimiz arasındaki önemli bir yere sahipsin Çiya.İyikide varsın...anu Çelik-Doktor

Anonymous Hilal şöyle demiş...(6/13/2008 05:15:00 PM 
Yemek denilince, Kadıköy'deki tek adresim Çiya oldu dersem yanlış olmaz. Hele o birbirinden değişik tatlıları yok mu... Bu ara favorim ham cevizden yapılanı...Afiyet olsun.
Hilal

Çekinmeyin siz de yorum yazın
(Yorumlar anında görüntülenmeyebilir.)

<< Ana sayfa

Başak Gürbüz Derman

Başak Gürbüz Derman
İstanbul, Türkiye
gurbuzbasak{a}gmail.com

Kişisel Sayfam
Diğer Fotoğraflarım (Flickr)

Get Firefox!

Join the Greenpeace cyberactivist community and start making waves.