Emek Kafe'de Kahvaltı (4)

Yeniköy'deki Emek Kafe'ye pazar sabahı bir arkadaşımızla birlikte gittik. Saat dokuz buçukta tüm masalar doluydu; boşalmak üzere olan bir masayı gözümüze kestirip biraz bekledikten sonra oturduk. Üstü sarmaşıklarla kapanmış, sadece dar bir yerden denize açık olan Emek Kafe'de, deniz kıyısında oturanlar gelen dalgalardan ıslanıyorlardı. Neredeyse tüm masalarda birer çocuk vardı. Hafif basık bir ortam olduğunu söyleyebilirim. Bir kış akşamı bir kez daha gittiğimizi anımsıyorum buraya; o zaman kimse yoktu tabii ve sıcak bir şeyler içip ısınmak hoş olmuştu. Daha sakin olduğu bir zaman gitmek akıllıca olur. Listede bahsi geçen serçeleri de göremedim; dolayısıyla kendileriyle kahvaltı yapma şansımız da olmadı...

Bu liste ile ilgili bazı şüphelerim oluşmaya başladı çünkü ben masadan aç kalktım. Menemen güzeldi ama hani "en iyi 100" arasında neden yer aldığını anlamadım. Kahvaltı tabağı ise oldukça küçüktü ve pek de lezzetli değildi. Tabak çanağın da pek temiz bir görüntüsü yoktu açıkçası. İçime sinerek yiyemedim. Tek hoşuma giden şey adaçayının tadı oldu.
Masadan aç kalkınca dün yazdığım yazıda anlattığım Yeniköy Börekçisi'nin kurabiyelerine yöneldik ama anlattıklarımı okumuşsunuzdur...Hüsran. :(
Çok daha ferah, çok daha lezzetli bir kahvaltı istiyorsanız Emirgan'daki çınaraltı Mehtap Kafeterya'yı öneririm size. Emirgan'da Sakıp Sabancı Müzesi'nin yanında. Geniş açılı bir manzarası, kocaman ağaçları var. Bir gün gidersem oranın da fotoğraflarını çekerim sizin için.

Bu yazıya ilişkin yorumlar (14)
Emek'e her gittigimde - ki bu benim istegimle degil baska birilerine uyma amaciyla oluyor- ciddi bir kaziklanmislik duygusu oluyor icimde. Hic de matah olmayan bir kahvalti icin sira beklemek, milletin avaz avaz veletlerinin simarik cigliklarini dinlemek benim ideal kahvalti menum degil cunku.
Keske hazir yenikoy'deyken Bahar lokantasi 'nda yemek yeseydin, iste orasi biraz pahali da olsa guzel bir esnaf lokantasi, benim esimin favorisi.
Neyse canim, listeye devam, aramaya inanalim:) Cok keyif aliyorum senin yazdiklarini okumaktan ama uzuluyorum bekledigin gibi cikmayinca.
Bence mekanlari ve insanlari bozan biziz. Emek Kafe 1990'larin baslarinda, hatta 1980'lerin sonlarinda nasil güzel bir yerdi biliyor musun? Yeni evlenmistim, yeniköy'de yasiyorduk. Haftasonlari mutlaka orada kahvalti ederdik, gazetelerimizle ve pogaçalarimizla gidip. Hafta içi de ise giderken orada kahvalti ettigimiz çok olurdu. Bütün günün geçirilecegi ofis saatlerinden önce nefes almak için. Insanlari da güzeldi. Yillar sonra gittigimde bardakta çay verilmiyordu, disaridan yiyecek getirmek yasakti ve herkesin birbirini seyrettigi sosyete restoranlarina dönmüstü. Ne aci!
Tijen
Ben 3 haftadır doğup büyüdüğüm şehir olan istanbul'u terketmiş durumdayım, o bakımdan burada okuduğum her yazı, gördüğüm her resim beni heyecanlandırıyor :)
Bir yandan da hüzünlendiriyor ama naaparsin, hayat işte, aynı anda iki yerde birden olmaıyor insan :)
Devam et gezmeye ve yazmaya ;)
:)
dediğiniz cafeye ben hiç gitmedim , ama burda kahvaltı etmekten cok zevk aldığım bir yerden bahsedicem yolunuz marmaris'e düşerse gidin derim ..
Marmaris Mugla arasında , Kleopatra adsı'na dogru giden yolun üzerinde ,'Saklı Göl' adında bir mekan . Göl kenarı tahmininiz üzere , ve bütün masalar gölün kenarında durabilecek gibi dizayn edilmiş , açık bir mekan , çevrenizde ağaçlardan başka bir şey yok , hizmet çok başarılı , çalışanlar samimi -güleç , yemekler leziz-bol ... hatta dediklerine göre akşamlarıda gölün ortasındaki duba da orkestra kurkuyormus , şarkı söyleyen falan .. şimdi özlediğimi farkettim . :)
Çekinmeyin siz de yorum yazın
(Yorumlar anında görüntülenmeyebilir.)
<< Ana sayfa